- [ TELEFON: 0532 477 13 72 ] -

HİZMETLERİMİZ

YAZILARIM

HER YÖNÜ İLE BORDERLİNE YAPILAR

Borderline eğilim, genellikle ergenlerde ve kadınlarda daha belirgin olarak ortaya çıkar. Bunun nedeni ergenler için, o dönemin yapısı gereği birbirine karşıt çok güçlü duyguları içinde barındırmasıdır. Örneğin ergenler bir  yanları ile ailelerinden ayrışıp onlardan bağımsız olmak isterlerken, diğer yanları ile de hala onlara maddi manevi bağımlı durumdadırlar. Bu durum onların iç dünyalarında çok güçlü karşıt duyguların (Ayrışma-Birleşme) oluşmasına neden olur. Bu yüzden her ergen, geçirdiği dönem gereği bir parça Borderline özellikler gösterebilir. 

 

Kadınlarda, sık görülmesinin nedeni ise 3-6 yaş duygusal gelişim döneminde gizlidir. Bu dönemde yaşanan doğal anne kız ilişkilerinin, anne oğul ilişkilerine göre bazı niteliksel farkları vardır. Örneğin anne oğul ilişkisinde anne, hem bağlanılan hem de baba ile rekabete girilerek kazınılmak istenen salt sevgi nesnedir. Erkek çocuk, sevdiği anne nesnesine karşı bu yüzden daha bütün duygular hisseder. Oysa anne kız ilişkisinde durum biraz daha farklıdır. Bu dönemde kız çocuk için anne hem bağlandığı, sevdiği hem de baba için rekabete girdiği bir nesnedir. Bu yüzden kız çocuk doğal gelişiminin bir parçası olarak, bir yanı ile anneyi severken, diğer yanı ile de nefret eder. Aynı nesneye karşı hissedilen bu güçlü karşıt duygular, kızlarda erkeklere nazaran Borderline yapının daha yoğun yaşanmasına neden olur.

 

Yetişkinlikte Borderline eğilimi baskın olan bireyler, bir yanları ile (İdeal Ben) kendilerini melek kadar saf ve temiz, diğer yanları ile de (Gerçek Ben) şeytan kadar hırslı ve yok edici olarak algılarlar. İnanılmaz derecede sevimli bir yapıları olduğundan, kolayca insanlarla tanışıp yeni ilişkilere, aşklara yelken açabilirler.  Ancak  tutarsız duygulanımlarından dolayı, kurdukları ilişkileri sürdürmede o kadar becerikli değillerdir. Çünkü dengesiz duygu durumlarından  dolayı ilişki kurdukları insanları ya boğarcasına sarılarak kaçırır, ya da bir süre sonra kendileri ilişkiden boğulup kaçmak isterler. Hayatta en çok korktukları şey, gerçek ya da hayali bir terk edilmedir. Ancak terk edilmediklerinde de bir süre sonra kendileri kaçıp giderler.

 

İyi ve kötü algıları diğer insanlara göre çok daha uç noktalardadır. Aynı nesneye karşı çok güçlü bir sevgiyi ve nefreti dakikalar içerisinde dönüşümlü olarak hissedebilirler. Yani aynı insana karşı bir yanları,  delice bağlanmak, onla bir bütün olmak ister, diğer yanları ise onu yok ederek kaçıp gitmek ister. Bir anda değişen bu algılarından ötürü, duygu dünyaları da diğer insanlarınkine göre daha fırtınalıdır.

İyi benleri (İdeal Ben) aktifken kendilerini değerli ve özel hisseder, bu esnada çevrelerine karşı sıcak ve sevecen yaklaşımlar sergilerler. Ancak küçücük bir olay bile (Erkek arkadaşının 5 dk. bekletmesi gibi) bu tabloyu tam tersine çevirmeye yetebilir. Bir anda basan değersizlik duygusu ile az önceki sevecen ve sıcak insanın yerini öfkeden deliye dönmüş ve her an her şeyi yapabilecek saldırgan biri alır. Bu saldırganlık, gündelik yaşamda sıkça gördüğümüz basit iğneleyici  konuşmalardan, karşıdakine ve kendine fiziki zarar verebilecek bir şiddete kadar uzanabilir. Örneğin birkaç dakika önce taparcasına sevdiğini söylediği erkek arkadaşına karşı sözel ya da fiziksel zarar verici eylemler içerisine girebilir. Bu esnada kendisine karşı da inanılmaz derecede acımasızdır. Kendine yönelttiği öfke ile saçlarını kesebilir, kesici bir aletle vücudunu kesebilir,  kendine darp eder, va da bazı durumlarda  intihar girişimlerinde bile bulunabilir. Kendine ve çevresine yönelik saldırgan davranışların şiddeti, toplumsal kabullerin ötesine geçmeye başladıkça  Borderline eğilimde, yavaş yavaş  bir kişilik bozukluğuna doğru dönüşmeye başlar.

 

Borderline yapılardaki bu bölünmüşlük hali sadece dış dünyayla ya da karşı cinsle olan ilişkilerle sınırlı değildir. Kendilerine bakışları ve kendilerini algılama biçimlerinde de bu bölünmüşlük hali görülür. Bazen ayna karşında kendilerini inanılmaz derecede çekici ve güzel algılarken. Birkaç dakikada değişen duygu dünyaları ile birlikte kendilerini iğrenç bir varlık olarak algılayabilirler. Ancak her iki durumda da kişilik yapılarına genel olarak hakim olan  boşluk ve anlamsızlık duyguları hiç peşlerini bırakmaz. Kendilerini İyi Ben Deyken bile sürekli olarak düşüyormuşçasına boşlukta hissederler. Bunu daha iyi anlamak adına zaman zaman rüyalarımızda yaşadığımız düşme hissini hatırlayalım. İşte Ağır Borderline yapılar bu hissi biraz daha hafif, ancak yaşamlarının her anında sürekli olarak hissederler. Bu yüzden de çevrelerindeki insanlara uçurumdan düşen birinin bir dala sarılması gibi boğarcasına sarılırlar. Sanki sarıldıkları insan hayatlarından çıktığı anda, yeniden düşmeye başlayacaklardır. Bu yüzden hayattaki en büyük korku, tutundukları insan tarafından tek edilmektir.

 

Bütün bu saydığımız olumsuzluklara rağmen,  Borderline yapılar sanki hayatın rengi gibidirler. Şairlere, yazarlara ilham verir, bazı efsanevi aşk hikayelerinin doğmasına neden olurlar (Aşk-ı Memnu). Özellikle dışadönük narsist erkeklerin en büyük kırılma noktalarıdır. Bu tip erkekleri, önce ayaklarını yerden kesercesine büyük bir aşkla kendilerine bağlar,  sonrasında ise yaşadıkları boğuntu duygusuyla terk ederek aynı şiddetle yere çakılmalarına neden olurlar. Bu yüzden de Efsane aşk hikayelerinin ilham kaynağıdırlar.

 

Borderline yapıların  kendilerinde de bir sanatçı yön vardır. Çok zeki ve sezgiseldirler. İyilik halinde iken, bir terapist gibi insanları çok iyi hissedebilir, onlarla empati kurabilirler.  Ancak bu yeteneklerini duygusal açlıkları yüzünden kalıcı bir esere dönüştüremez, salt yaşadıkları boşluk ve duygusal açlığı doyurmakta kullanırlar. Her şeye hızlı bir başlangıç yapar, ancak sonrasında devamını getiremezler. Bu yüzden yaşamlarındaki fırtına, ciddi bir psikoterapi sürecine girmeden hiç durmaz.

                                                                                                                                              Psikolog / Psikoterapist Ufuk Maviengin

 

 

 


Diğer yazılarım

HANGİ DURUMLARDA PSİKOTERAPİ YARDIMI ALMALIYIM ?

ANALİTİK YÖNELİMLİ BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİ NEDİR ?

PSİKOTERAPİ NEDİR? NE DEĞİLDİR?

HER YÖNÜ İLE BORDERLİNE YAPILAR

HER YÖNÜ İLE REKABETÇİ NARSİST YAPILAR

MATRİX ve PSİKOLOJİ

VAROLUŞSAL SORUNLAR

KADININ DURAĞAN MUTLAK GÜCÜ